MENÜMENÜ
 
 
SİBEL ERASLAN KAĞITHANELİLERLE BULUŞTU

Kağıthane Belediyesi Hasbahçe Söyleşileri’nin konuğu olan Gazeteci Yazar Sibel Eraslan, “Yeni Türkiye, Yeni Dünya” söyleşisi ile vatandaşlarla buluştu.

Şehir Müzesi’nde gerçekleştirilen programa Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç ve eşi Fatma Kılıç, başkan yardımcıları, birim müdürleri ve Kağıthaneliler katıldı.

“Yeni Türkiye ve Yeni Dünya” söyleşisinin tarihte Sıbyan Mektebi olarak hizmet vermiş Şehir Müzesi’nde yapılmasından duyduğu mutluluğu dile getiren Eraslan, “Dünya artık iyice küçülürken, hız bu kadar artmışken, ülkemiz kadar politikaya odaklanmış bir başka ülke daha var mıdır diye soruyor insan. Ülke olarak politikayı çok seviyoruz. Böylesine güzel ve samimi bir ortamda alışagelmiş siyaset söyleşilerinin dışında kişisel olandan toplumsal olana giden bir çerçevede anlatacağım.” dedi.

Osmanlı Türkçesi gündemini yorumlayarak söyleşine başlayan Eraslan, “Benim büyük annem Zeynep Hanım 1903 İstanbul doğumlu. Bir İstanbul hanımefendisiydi. 1975 yılında vefat eden büyük annem ahbapları ile hep Osmanlıca yazıştı. Latin alfabesiyle olan Türkçeyi de öğrenmişlerdi ama O’nun çok daha kolay konuştuğu ve yazıştığı dil Osmanlı Türkçesiydi. Annem 1942 İstanbul doğumlu. O ikinci kuşak. O’nun için Osmanlıca çok zor bir dildi. Kur’an-ı Kerim okumayı bilirdi ama Osmanlıca daha farklı. Osmanlı Türkçesini öğrenmek O’nun için bir külfetti artık. Ben ise 1967 İstanbul doğumluyum yani üçüncü kuşak. Benim için Osmanlı Türkçesi diye bir şey yoktu arkadaşlar. Benim için zorluk bile değildi. Biz nesiller arasında çok büyük bir kırılma yaşadık. Büyük annemin yazdığı ve konuştuğu Osmanlı Türkçesi annem için zorluk, benim için yokluktu.” şeklinde konuştu.

“Devrimlerin en keskini; Harf Devrimi”

Üniversite yıllarında Osmanlı Türkçesi öğrenmek için aldığı kitabın mahkeme kararı ile beş defa toplatılmış bir kitap olduğunu söyleyen Eraslan,”Bugün Osmanlı Türkçesi ile ilgili tartışma çok siyasi gidiyor. Sanki AK Parti’nin ihtiyacı var gibi tartışılıyor ama siyasi görüşünüz ne olursa olsun buna herkesin ihtiyacı var. Bu memleketin çok ciddi bir şekilde hafıza kaybı oldu. Harf Devrimi devrimlerin içerisinde en keskin olandı. Herkes şapka, kıyafet ya da laiklik konusunu dile getirir ama ben harf konusu üzerinde dururum.” dedi.

Batı doğu edebiyatının peşinde.

“Biz çok okuyan bir toplum değiliz” diyen Eraslan, yurt dışında düzenlenen kitap fuarlarında birçok ülkenin stantları vatanları ile dolu olurken Türkçe yayınların olduğu stantların çok fazla rağbet görmediğini söyledi. Almanya’da katıldığı kitap fuarında İspanya stantında anlatılan Saadi Shirazi’yi büyük bir kalabalığın dinlediğine dikkat çeken Eraslan,” Aslında bu doğunun bir mirası. Şhirazi’yi bizim bilmemiz gerekiyor, Mevlana’yı bizim bilmemiz gerekiyor ama orada bir adam konuşuyor ve insanlar nefes almadan dinliyor. Bütün batı, bütün Avrupa’nın mistik bir ihtiyacı var. Bu aydınlanma çağı sonrası sanayileşme akabinde gelen bu modern hayat, Onları maneviyattan yoksun bir düzeye girdi ve insanlar doğunun edebiyatının peşinde. Bizler bunun farkında değiliz.” dedi.

“Yüzyıllık hesaplaşma”

2014 yani bu yıl çok önemli. Yüzyıllık bir hesaplaşmanın eşiğindeyiz. 1914 ile Birinci Dünya Savaşı ile birlikte tam bir yüzyıl açtık. Bugün Dünya’nın ve bizim yaşadığımız bölge olan Orta Doğu’nun yeniden düzenlenmesiyle karşı karşıyayız. Bu düzenlenmeyi ben daha rahat koşullarda atlatacağımızı düşünüyordum ancak son beş yıl gösterdi ki o kadar kolay atlatamayacağız. En azından zorluklarla atlatacağız.  Yani Kuzey Afrika’da başlayan gençlik, değişim, diktatörlüğe karşı çıkış hareketleri Mısır ve Suriye’yi kapladı. Biz Türkiye’yi sanki seyirci gibi görüyoruz ancak Türkiye önemli darbeleri göğüslüyor. İçinden geçtiğimiz için çok farkında değiliz ama Mısır darbeye yönelik nasıl bir olaylar çizgisi içerisindeyse, Türkiye’de farklı şeklerde ciddi bir sarmalın içersinden geçiyor.” şeklinde konuştu.

Tarih ve coğrafyayı bilerek geleceği okumak gerektiğini söyleyen Eraslan,” 1917 yılı çok önemli. Hem Kudüsü, hem Mekke Medine hattını hep birlikte kaybederek İngilizlere sunduğumuz bir yılı. Bugün Ortadoğu’da bir sorun varsa Filistin diye bir mesele varsa, bunu 1917 lerde aramak zorundayız.” dedi.

İstanbul’un tarihi ve bugünü ile güzel bir şehir olduğunu söyleyen, “Dünya’da çok güzel başkentler var. Ama ortasından deniz geçen başka bir başkent yok. Yani Dünyanın ortasından deniz geçen tek kentindeyiz. Cenab-ı Hak İstanbul’u her zaman camilerinde ezan sesi işittiğimiz ve insanların içerisinde selametle güven içerisinde hissettiği bir kent olarak ilelebet devamlı eylesin.” şeklinde konuştu.

Tarih ve kadınlar.

Dizilerin Osmanlı saraylarında kadınları entrika peşinde koşan tarihi karakterler olarak lanse ettiğini söyleyen Eraslan, “Bize batı kadınlarının tarihi öğretildi.” diyerek “Osmanlı Sarayında Kadın Sultanlar” çalışması hakkında bilgi verdi. “Osmanlı Sarayında Kadın Sultanlar isimli çalışmamda bize anlatılan ve hep erkekler üzerinden yürümüş bir tarih algısına yeni bir bakış açısıydı. Orhan Gazi’nin hemen yanındaki Nilüfer Hatun’dan başlayıp, Hürrem Sultan’a kadar hepsini yazdım. Balkanlardan Arafat Tepesi’ne kadar kadın sultanların yaptığı hayratlar var.” diyerek tarihte kadınların dizilerde gösterildiği gibi entrika içerisinde yaşayan karakterler olmadığını söyledi. 

Eraslan dünya ülkelerinde ve yeni dünya düzeni planlarında kadının yerini anlatarak, ülkelerden örnekler verdi.

“Çocuklarınıza Hz. Meryem’i öğretin”

İdeal genç kız nasıl olur diyecek olursanız Hz. Meryem’i okuyun derim. Babalar lütfen genç kızlarımıza Meryem ve al’i imran suresini öğretin. Kur’an-ı Kerim’de 34 yerde Hz. Meryem övülüyor. Ben Haz. Meryem ile ilgili çalışmam sırasında İncil’i de okudum. 4 İncil’de Hz. Meryem ile ilgili 4 ayet var. Bizde 34 ayet var. Ayrıca ismi anılmadan yüzlerce ayet var. Hz. Meryem’i genç kızlarımız örnek olursa aydınlanacaklar. Önemli olan bu aydınlanmayı dünya ve ahret hayatı için bütünleştirebilmek.

Ortodoğu’da yaşanan gelişmeler,  yeni dünya planları gibi birçok konuya değinen Eraslan, Türkiye’de son yıllarda yaşanan olayları da ele aldı. Türkiye’nin hedefleri, ekonomik büyüme ve yurt dışından Türkiye’ye bakış açısını da işleyen Eraslan, dünden bugüne kazanılan sosyal haklara da örnekler verdi.

Söyleşi için Eraslan’ı tebrik eden Başkan Kılıç, Hasbahçe Söyleşileri’ne ilgi gösteren vatandaşlara da teşekkür etti.

“Yeni Türkiye ve Yeni Dünya” söyleşisi çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.

 

Fotoğraf Galerisi

T.C. Kağıthane Belediye Başkanlığı -- Copyright © 2017